İşgücünün Yeniden Yorumlanması

İktisat kitaplarındaki tanımlara göre iş gücü; toplam nüfus içinde çalışan insan ve iş arayan insan sayısının toplamıdır. 15 yaşından küçük ve 65 yaşından büyük olanlar, askerler, öğrenciler, hapishanede bulunanlar, ev hanımları iş gücü tanımı içinde hesaplamaya dahil edilmez.

Ancak bu artık eskisi kadar geçerliliğini koruyan bir tanım değildir benim gözümde. Teknolojinin gelişmesi teknik bilgili personel ihtiyacını doğurdu.Artık işi yapan insanlar değil makineler. Bunun en güzel örneği son dönemde iyice yayılan 3 boyutlu yazıcılardır. Bir insanın aylarca emek vererek elde ettiği çıktıyı bu makineler hemen ortaya çıkarıyor, üstelik birim başına daha düşük maliyet ve daha az artık maliyetle.

İngiltere’de 19. yüzyılda Luddist hareketleri hatırlayalım. O dönem Ned Ludd etrafında toplanan işçiler kendi yerlerini aldıkları için makinelere saldırmaya başlamışlardı. İşte bu, çalışmak isteyen ama yeterli donanıma sahip olmadığı için çalışma imkanı olmayan insanların isyanıydı. Günümüzde de halen bu insanlardan bolca görebilirsiniz. Bir çoğu köylerde boş boş oturmakta hazırdan yemekte, ekonomiye hiçbir katkıda bulunmamaktadır. Bu tabi ki onların suçu değildir. İyi bir eğitim almalarını sağlayacak bir imkanları yoktu bir çoğunun. Bu insanlar piyasada iş bulsalar dahi üretime aktif bir katkılar olmuyor ya da iş hayatları uzun ömürlü olmuyor. Kendi gözlemlerim bir çoğunun şantiyelerde, mevsimsel tarım işlerinde ya da proje işlerinde geçici olarak istihdam edildiği.

Artık üniversite sayısı arttı. Kaliteli ya da kalitesiz bir eğitim de olsa insanlar eğitim alıyorlar. En azından çok sınırlı da olsa yaptıkları işle ilgili olarak bilimsel bir birikimleri oluyor insanların. İşte bu insanlar iş gücü için hesaba katılması gereken kişilerdir.

Üretime katılmak demek bir iş için emek vermektir dersek eksik bir yorum olur. Kanımca iş gücü hesaplamalarında sadece emek verenler değil emek artı fikir verenler hesaplanmalıdır. Bir insanın yapabileceğini bir makinenin rahatlıkla yapabildiği sektörlerde bu geçerlidir.

Bu yazı orta gelir tuzağı ile ilgili araştırmalar yaparken ortaya çıkmıştır. Orta gelir tuzağına düşen ülkelerde teknoloji gelişmemiş ve eğitimli iş gücü azdır. Bu sebepler ülkenin daha fazla büyümesine engel olur ve o seviyede kalır ülke. İşte bu sebeple eğitimsiz iş gücü ülkenin büyümesinde en büyük engellerdendir.

 

Zannımca işin teorik boyutunu akademisyenler ileride kesinlikle tartışacaklar ve iş gücü piyasası yeniden yorumlanacaktır.

Lütfen yorum ve cevaplarınızı ekleyin

%d blogcu bunu beğendi: