Göktaşlarının Mülkiyeti Kime Ait?

kiyamet-habercisi-goktasi-tespit-edildi-52878

2015 Kasım ayında Bingöl’de meydana gelen gök taşı yağmuru sonrası uyanık Türk halkı bu fırsatı da boş geçmeyerek buldukları gök taşlarını yabancı araştırma şirketlerine yüksek meblağlar karşılığı satarak ticari zekalarını gösterdiler. Hatta öyle ki çevre illerden gelen vatandaşlar Bingöl’ü neredeyse karış karış gezerek satabilecek göktaşı aradılar ve bir çoğu bulduğu göktaşını sattı. [1]

Bu satışlar sonrası ben sizden daha uyanığım diyen Maliye Bakanlığı bürokratları göktaşı satışından kazanç sağlayan vatandaşlara ulaşarak, madem bir kazanç elde ettiniz buyurun verginizi ödeyin dedi. Ancak uygulamada Bingöl’de ikamet eden vatandaşlardan değil de çevre illerden gelip de göktaşı satışı yapan vatandaşların kazançlarından vergi tarhı yapılması gerektiği sonucuna vardılar. Vergici arkadaşlar olaya kendi açılarından yaklaşarak olaya güzel bir yaklaşımda bulundular. Milli Emlakçı olan bizlerin aklına ise “Bu vatandaşlar bu göktaşlarını sattılar ama, o göktaşları kimindi?” sorusu geldi. Galiba işin sonunda vatandaşlarımız sattıklarına pişman olacak ve muhteşem Türk ticari zekasına bir balta vurmuş olacağız ancak bu konular mevzuatta açıkça düzenlemesi olmayan, üzerine düşünülmesi gereken ve bir yorumda bulunulması gereken konulardır.

Türk Dil Kurumu göktaşını “Gezegenlerin arasında hareket eden, tümüyle gaz durumuna geçmeden yeryüzüne ulaşan katı cisim, hava taşı, şimşek taşı, uzay taşı, meteor, meteor taşı, meteorit.” olarak tanımlamıştır. [2]

4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 767. Maddesinde “Sahipsiz bir taşınırı malik olmak iradesiyle zilyetliğine geçiren kimse, onun maliki olur” ifadesi vardır. Gelgelelim yine aynı Kanunun 773. Maddesinde bilimsel değeri olan sahipsiz doğal şeyler hakkında özel kanun hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir.

Kanunlarımız göktaşlarıyla ilgili açıkça bir düzenleme getirmemiştir. Kültür ve Tabiat Varlıklarının Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinde “”Tabiat varlıkları”; jeolojik devirlerle, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli, yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan değerlerdir.” şeklinde bir tanım yer almaktadır. Bir göktaşını hukuki tanımının mevzuatta en çok kapsayan tanımın bu maddede yer alan tabiat varlığı ifadesi olduğundan hareketle bu tabiat varlıkları tanımını biraz irdeleyelim. Bir gök taşının tabiat varlığı sayılması için hangi unsurlara sahip olması gerekir?

  • Kanun metninde “…jeolojik devirlere, tarih öncesi ve tarihi devirlere ait olup…” ifadesi yer almaktadır. Bir göktaşı milyonlarca yıldır uzay boşluğunda dolaşan ve Dünyamıza düşen cisimdir. Buradan hareketle pekala göktaşının jeolojik devirlere ait olduğu iddiasında bulunabiliriz. Ayrıca bu tarihi devirlere ait olma hususunda; Oğuz Sadık Aydos’un yayınlanan bir makalesinde “Korunması gerekli kültür varlığı niteliğinin kazanılmasında ‘eski’ olmaya gerek yoktur. Şöyle ki, ‘tarih ifadesi günümüzü de kapsayacak genişliktedir. UMAR/ ÇİLİNGİROĞLU, bu kapsamı çok güzel belirtmiştir: “Yaşamakta olduğumuz her an, tarihe doğru akış hâlindedir. Öyleyse, bir nesnenin pek yakın dönem yapıtı olması, hatta bugünün yapıtı olması; onda gelecek kuşaklara saklanmasını haklı kılan özellikler bulunuyorsa, nesnenin eski eser sayılmasını engellemez.” açıklamaları bulunmaktadır. [3] Buna göre bir göktaşının incelenmesinde bugünün teknolojisiyle bulunamayacak şeylerin geleceğin daha gelişmiş teknolojisiyle bulunabilmesi için göktaşının gelecek kuşaklara saklanması hususunu göz önüne alacak olursak bir göktaşının tarihi devirlere ait olduğunu söyleyebiliriz.

 

  1. Ender bulunmaları hususu; Şüphesiz ki göktaşlarının Dünyaya düşüşü çok sık rastlanan bir doğa olayı değil. Düşen göktaşlarının büyük çoğunluğu daha atmosferi geçmeden milyonlarca parçaya bölünerek toz haline geliyor ve kimse göktaşının düştüğünün farkına bile varmıyor. Burada önemli olan elle tutulabilecek kadar büyük olan, inceleme ya da saklamaya müsait boyutlarda olan göktaşlarıdır. Dünyaya ortalama her 500 000 yılda bir 1 km çapında bir göktaşı düşmektedir. [4] Şu halde yeryüzünde bulunan bir göktaşı ender bulunma şartını kesinlikle sağlamaktadır.
  2. Özellikleri ve güzellikleri bakımından korunması gerekli olması hususu; burada devreye kültür ve tabiat varlıkları koruma kurulları ve müze değerlendirme komisyonları devreye girer. Tabiat ve kültür varlıkları Korunması Gerekli Taşınır Kültür Ve Tabiat Varlıklarının Tasnifi, Tescili ve Müzelere Alınmaları Hakkında Yönetmeliğin 5. Ve 9. maddelerinde belirtildiği üzere müzeye teslim edilen taşınır varlıkların kurulacak değerlendirme komisyonunca değerlendirilerek müzeye alınması ya da iade edilmesi kararı alınır. Burada müze müdürlüklerinin ya da Bakanlıkça kurulacak üst değerlendirme komisyonunun göktaşlarını nasıl değerlendireceği hususu ön plana çıkmaktadır.
  3. Yer altı veya yer üstünde bulunma hususu; Bingöl örneğinde bulunan göktaşları yer üstüne aramak suretiyle bulunmuştu, ancak çok eski dönemlerde yeryüzüne parçalanmadan düşmüş ve yer altında kalmış olabilen göktaşları da bulunabilir. Bunu da göz önüne alarak geniş açıdan konuyu ele alabiliriz.

 

Sonuç itibariyle göktaşları hakkında düzenlenmiş bir mevzuat metni bulunmadığı, Medeni Kanunda bilimsel değeri olan buluntuların özel kanunlara tabi olacağı, göktaşlarının bir bilimsel değeri olabileceği, bu suretle göktaşlarının tabiat varlığı olarak değerlendirilebileceği kanaatleri hasıl olmuştur. Buna göre göktaşlarının mülkiyeti hususunda inceleme ve değerlendirme yapılacak kadarı Hazineye ait olmalıdır. Artık müze müdürlüklerinin ve diğer kamu kurumlarının ihtiyaç fazlası olarak gördükleri ve toplamaya değer bulmadıkları kısım ise özel mülkiyete konu olabilir. Burada da şunu söyleyebiliriz; Türk Medeni Kanunun 769. Maddesine göre bir şeyi bulan kimse malın sahibine, sahibini bilmiyorsa kolluk kuvvetlerine bildirmek, gerektiğinde ilan etmek zorundadır. Bildirim tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde kimse malı sahiplenmezse malı bulan kişi onun sahibi olur. Şu halde göktaşlarını bulan kişiler göktaşlarını 5 yıllık süre boyunca saklamakla mükelleftir. 5 yıllık süre içerisinde kamu kurumlarından herhangi birisi göktaşını bilimsel amaçlarla kullanmak isterse göktaşını bulan ve zilyetliğinde bulunduran kişi göktaşını ilgili kuruma vermek zorunda olur. Çünkü göktaşlarının bilimsel bir anlam ifade etmesi halinde mülkiyetinin özel kanun hükümlerine göre hareket edileceği, buna uygun özel kanun ve alt yönetmeliklerine göre ise göktaşının mülkiyetinin belli olmasında yetkili kuruluşların müze değerlendirme komisyonları ve Kültür Bakanlığının üst değerlendirme komisyonları olduğu sonucuna hükmedebiliriz. Müze Müdürlüklerince el konularak değerlendirme komisyonu görüşüne göre hareket edilmelidir.

Göktaşlarının yurt dışına satılmasında Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Yurt Dışına Çıkarılması ve Yurda Sokulması Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre hareket edilmesi gerekir.

 

Özetle; göktaşını bulan kimse, bulduğunu gerekli kurumlara bildirmek, 5 yıl boyunca onu korumak ve Devletin göktaşını talep etmemesi şartlarıyla bildirim tarihinden itibaren 5. yıl sonra göktaşının mülkiyetini kazanmış olur. Bunun haricinde göktaşları Hazinenin mülkiyetindedir diyebiliriz.


[1] http://www.hurriyet.com.tr/bingol-de-koyluler-goktaslarinin-pesine-dustu-30276076 (Erişim tarihi: 02.12.2015)http://aa.com.tr/tr/turkiye/bingole-dusen-goktasi-koylulere-ekonomik-gelir-oldu/470819 (Erişim tarihi: 02.12.2015)[2] http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.565eb3c44f0df2.65457926 (Erişim tarihi: 02.12.2015)

[3] -Aydos, O. S. (Güz 2008). Taşınır Kültür Varlığı Koleksiyonculuğuna İlişkin Değerlendirmeler. Ankara Barosu Dergisi, 66 (4), 62-75.

[4] Ersoy, Ş. 2013 Afet Raporu Dünya ve Türkiye, Yıldız Teknik Üniversitesi Doğa Bilimleri Araştırma Merkezi(2013) http://scholar.google.com.tr/scholar_url?url=http%3A%2F%2Fwww.researchgate.net%2Fprofile%2FSuekrue_Ersoy%2Fpublication%2F268465700_2013_YILI_DNYA_AFET_RAPORU_Dnya_ve_Trkiye%2Flinks%2F546c4fff0cf20dedafd5454e.pdf&hl=tr&sa=T&oi=ggp&ct=res&cd=0&ei=lcNeVujxIcefmAHKvo74CQ&scisig=AAGBfm0tQfQA_HwH1VC3tqxFD3SsH81UXw&nossl=1&ws=1366×673 (Erişim Tarihi: 02.12.2015)

Lütfen yorum ve cevaplarınızı ekleyin

%d blogcu bunu beğendi: